Özel şirketler nasıl yönetilir. Genel müdür, genel müdür yardımcıları, üretim, pazarlama, satış, finans direktörleri ne iş yaparlar, neden büyük paralar alırlar?

Oynamaktan maksat ütmektir. Şirket kurmaktan, yönetmekten maksat da para kazanmaktır. Mikro ekonomik teoride (nam-ı diğer theory of the firm) bu, “maksimum karı elde etmek”tir. Ancak elde edilecek karın sürdürülebilir olması gerekir. Bu bakımdan gerçek dünyada pek çok şirket, “satisficing profit” yani “tatminkar” ama sürdürülebilir (sustainable),  istikrarlı bir kar politikasını benimserler.

Kar etmenin süreçleri nelerdir. Önce ne yapıp ne satacağız, buna karar vermek lazım. Piyasa payımız ne olacak, ne kalitede bir mal yapıp, kaça satacağız, ne kadar satacağız, toplumun hangi kesimine satmayı hedefliyoruz, vb. Bunlara patron, genel müdür ve pazarlama departmanı karar verir. Üretim: üretilmesine karar verilen malı istenen miktarda ve zamanlarda üretmek, hep aynı kalitede, öngörülen kalitede üretmek ve mümkün olan en düşük maliyette üretmek. Bunlar üretim direktörünün sorumluluğudur.

Satış: Satmazsak, satamazsak hiçbir şey olmaz. Mutlaka öngörülen miktarlarda, yani planlanan, bütçelenen miktarlarda ve tabii ki öngörülen fiyat ve vadelerde satmak ve satılan malın bedelini tahsil etmek gerekir. Bunlar da satış direktörünün görev ve sorumluluklarıdır.

Finans: Finans direktörünün görevi ve gereği nedir. Satıştan gelen parayı çaldırmamak, çarçur ettirmemek, bunun için gerekli denetim mekanizmalarını kurmak, kontrolleri yapmak, prösedürler koymak, raporları düzenlemek ve yayınlamak, zaman zaman da fiziki kontroller, sayımlar vb yapmak, yapılmasını sağlamak. Tabii ki devletin istediği defterleri tutmak, raporları tanzim etmek, zamanında ve doğru olarak resmi mercilere sunmak, yani ceza yememek. Bu arada vergi vb ödentileri yapmak ama yasalar çerçevesinde mümkün olan en az vergiyi ödemek. Devletin verdiği teşviklerden yararlanmak. Günümüzde denetim, muhasebe, vergi, raporlama vb işler için vazgeçilmez olan bilgiişlem de pek çok şirkette finans direktörüne bağlıdır. Finans direktörlerinin çoğu bilgiişlem uzmanı değildir ama bilgiişlem departmanından hangi raporları isteyeceklerini bilirler. Yine pek çok şirkette hukuk işleri finans direktörüne bağlıdır. Finans direktörleri hukuk tahsili yapmamışlardır, dolayısıyla şirketler ya kendi bünyelerinde ya da şirket dışı avukatlarla, hukuk bürolarıyla anlaşırlar. Şirketin avukatlarla, hukuk bürolarıyla ilişkileri genellikle finans direktörleri vasıtasıyla sağlanır. Hiç şüphesiz şirketin optimum, en az parayla işlerini döndürebilmesi, şirket parasının idaresi ve değerlendirilmesi, kredilerin en uygun şartlarla en uygun bankalardan temini, stokların ve alacakların idaresi (en uygun, düşük seviyelerde tutulması), şirket işletme sermayesinin (net worth veya net working capital) mümkün olan en düşük seviyede tutulması, makine, arsa, bina, motorlu araç alımlarının, satın alma, leasing, kiralama seçeneklerinden en uygunu ile yapılması gibi işler de finans direktörünün sorumluluğu altındadır. Büyük hukuki kontratlar da avukatlar tarafından hazırlanır ama mutlaka finans direktörünün de tetkik ve onayından geçer. Bir de her zaman olmayan, çok seyrek olan merger (şirket birleşmeleri), acquisition ( şirket satın alımı) gibi olaylar vardır ki böyle durumlarda da finans direktörü avukatlarla beraber başrol oyuncusu durumunda olurlar.

Finans direktörünün mezun olduğu okullar, tecrübeleri ve yetenekleri, beşeri ilişkilerdeki maharetleri yetmez. Finans direktöründe olması gereken, “olmazsa olmaz” diğer bir özellik ise onun mutlaka namuslu ve güvenilir bir insan olmasıdır. Günümüzde pek çok dev yapılı uluslararası şirketin merkezi ile bağlı şirketleri arasında binlerce kilometre mesafe vardır. Bu kadar uzak şirketleri denetlemek ancak bu maksatla düzenlenmiş raporlar aracılığıyla yapılmaktadır. Ancak o uzak şirketlerde ki yöneticileriniz, özellikle finans direktörünüz ve diğer direktörleriniz eğer namuslu değillerse, bu raporlara girecek rakamlarda gerekli manipülasyonları da yapabilirler. Bu bakımdan, bir bakıma diğer direktörleri ve hatta genel müdürü dahi murakabe etmek durumunda olan finans direktörünün öncelikle kendisinin namuslu, bu konularda hassas, bir nebze kuşkucu ve güvenilir biri olması önem arz etmektedir. Bütün bunlar da yetmez, böyle bir uluslararası şirkette finans direktörünün, hatta diğer direktörlerin de dört, beş senede bir atamalarla değiştirilmesi önerilir.

Büyük şirketlerde, özellikle uluslararası şirketlerde, genel müdür, finans direktörü, ve diğer direktörlere çok yüksek paralar ödenmesi boşuna değildir. Elin adamı durduk yere bu paraları boşuna vermez, çok iyi cirolar yapan, çok iyi karlar yapan bir şirketin bile, eğer iyi yönetilmez ve iyi murakabe edilmez ise birkaç sene içinde batıp yok olması hiç de olmayacak bir şey değildir.