RÖPORTAJ / TURİZM VE SATINALMA MESLEĞİ

01/04/2019

Yılmaz SAVCI

Sheraton Grand Samsun Hotel

Satınalma Müdürü

Şirket misyonumuz ve ortak tutkumuz yaptığımız her işin merkezine müşterimizi yerleştirmek olmalıdır. Müşterimizi odak noktamıza aldığımız zaman önceliklerimizi belirlemek bir hayli kolaylaşacaktır.

Öncelikle şirketimize gelen her müşterimizi birer misafir olarak değerlendirmeliyiz. Farklı profildeki misafirlere hitap ettiğimiz için farklı beklentileri de karşılamak zorundayız.  Bu ürün ve hizmet çeşitliliğimizi arttırsa da temelde bulunan en büyük ihtiyaç misafirlerimizin kendilerini özel hissetmelerini sağlamaktır.

Ekip olarak kaizen felsefesini ilke edindiğimiz zaman bu süreci yönetmekte hiç zorlanmayız.

En büyük amacımız misafirlerimize premium hizmeti evlerindeki konforla birleştirerek yaşatmak olmalıdır. Misafirlerimizi kapıdan karşılayıp, onlara veda edene kadarki süreçte bizimle geçirecekleri her anı titizlikle düşünerek planlamalı ve uygulamalıyız.  

Misafirlerimizin ayrıcalıklı olduklarını farkettirmemiz için, onlara verilen hizmeti en iyi şekilde, en profesyonel ellerde sunmak gerekmektedir. Böylelikle hem markamız hem de firmamız hakkında kalite algısı yaratmış oluruz. Bu konuda misafirlerimizden aldığımız geri bildirimlerde doğru yolda olup olmadığımızın kanıtı olarak gösterilebilir.

Önceliğimiz her zaman misafirimiz olmalıdır, bu konuda bizim için diğer her şey ikinci planda olmalıdır. Misafirlerimizin sadece görmek istedikleri kaliteli hizmeti sağlamak bizim en önemli değerlerimizin başında yer almalıdır. 

John Ruskin’in bu konuda söylemiş olduğu söz sanırım bütün konuyu özetliyor;

‘Kalite asla bir tesadüf değildir, daima akıllı bir gayretin sonucudur.’

Ülkemizde çok sayıda turizm işletmesi var.

Büyük tesislerin yönetilmesi kolay olmasa gerek…Satınalma mesleğinin zorlukları nelerdir ? 

Haklısınız turizm sektörünün Türkiye’deki son durumuna baktığımızda rekabet gücünün en yüksek olduğu sektörlerden birini görüyoruz. Tabi ki rekabetin artması güzel, artık hepimiz işlerimizi iyiden de iyi bir şekilde yapmaya gayret gösteriyoruz.

Bizler bu rekabet ortamında farkımızı yeniliğe açık ve kalite odaklı yaklaşımlarımızla ortaya koymalıyız. 

Bu dinamik rekabet ortamında hareketsiz kalamazsınız, hareket eden bir hedefi vurmak her zaman daha zordur. Biz de bu felsefe ile her zaman rakiplerimizden bir adım önde olmayı başarabiliriz.

Büyük bir tesis, kalabalık bir ekip, birden fazla lokasyon tam bir koordinasyon ve özveri gerektiren bir süreç. Bu süreci yönetmekte takdir edersiniz ki çok kolay değil. Her mesleğin olduğu gibi satınalma mesleğinin de zorlukları mevcut, özellikle birden fazla lokasyona sahip, tek merkez üzerinden yönetilen şirketlerde bu süreç daha da zorlaşıyor.

Satınalma başlı başına bir departman olsa da şirket içi yönetsel süreçlerde diğer tüm departmanların bir parçasıymış gibi hareket ediyor olması en büyük avantajdır. Ayrı bir departman ancak diğer ekiplerin içerisinde de bir takım oyuncusu olarak çalışma, bu sinerjiyi yakalayabilme, büyük ekip, farklı lokasyonlar dezavantajları avantaja çevirmeyi sağlayacaktır.  

Bu konuda satıştan servise, finanstan pazarlamaya tüm ekip arkadaşlarıyla aynı hedefe, aynı yoldan yürüyebiliyor olmak ta iyi bir takım çalışmasını ve başarıyı ortaya çıkartacaktır.

Fiyat, tek başına satınalma tercihine yön verebilir mi?

Tabiki de hayır! 

Fiyat çok önemli bir kriter fakat tek başına satınalma tercihimize yön vermemeli. Ürün kalitesi, markası, sertifikaları, sürekliliği, tedarikçinin olumlu referanslara sahip olması ve daha bir çok etken de tercihimiz konusunda büyük önem taşımalıdır.

İşletmelerde satınalma süreci en kaliteliyi en uygun fiyata tedarik etme üzerine inşa edilmiştir. Bu noktada satınalma departmanları, başarı ve istikrar için farklı yöntemler üzerinden yol almaktadır. 

Satınalma tercihlerimizi yaparken iki temel hedefi asla göz ardı etmemeliyiz. Birinci hedefimiz marka/kaliteli ürünleri misafirlerimize sunmak, bu sayede misafir memnuniyetimizi en üst seviyede tutmayı başarabiliriz. İkinci hedefimiz ise daha miktarlı satınalmalar yapmak, işletme durumuna göre global satınalmalar yapmak, bu sayede de pazarlık gücümüzü arttırarak işletmemize en avantajlı satınalma fiyatlarını sunabiliyor olacağız. Özetleyecek olursak bu iki temel hedef bizi, kaliteden ödün vermemeye ve kaliteyi uygun fiyata almaya götürecektir, yani istenilen sonuca ulaştıracaktır.

Tedarikçi ilişkilerinde nelere dikkat edilmeli ?

Mevcut ve potansiyel iş ortakları ile karşılıklı güven ve işbirliğine dayalı bir ilişki kurmaya önem verilmeli.  Uzun vadeli iş ilişkilerini koruyabilmek, yürütebilmek ve geliştirmek başarılı bir network gerektirir. Tedarikçi seçimlerimizde teknolojiye önem veren, çalışanın bilgi ve gelişimini destekleyen, çevre ve iş güvenliği konularında ulusal ve uluslararası standartlara uygun üretim yapan, insan sağlığına saygı gösteren çağdaş yönetim anlayışına sahip firmaları tercih etmeliyiz.  Bu konuda, iş ortaklığı yapacağımız firmalar ile aynı stratejik hedeflere yönelmiş olmak önemli bir kriterdir. Aynı hedefe birlikte yürümek her iki firmanın da daha kazançlı çıkmasını sağlayacağı gibi istikrarlı bir ilerlemeyi de getirecektir. Ayrıca diğer bir önemli husus tedarikçi değerlendirmeleri. Bu değerlendirme hiç bir zaman tek taraflı olarak düşündüğümüz bir işleyiş olmamalı ve tedarikçi değerlendirme formlarıyla mevcut iş ortağımızı da geri bildirimlerle besleyerek tedarikçiyi de güçlendirme hedeflenmelidir. 

Aslında işin özü konuşmalarımdan da anlayacağınız gibi çalıştığımız firmaları tedarikçi yerine iş ortağı gibi görüyor olmamız, bu ilişki kazan kazan ilkesi gereği bize tedarikçi ile olan olumlu ilişkinin yarattığı fırsatları da beraberinde getirecektir. Süreçleri kısaltıp, birim maliyetleri düşürürken süreç maliyetlerini de düşürüp kaynak yaratmada ki stratejilerimiz için takım çalışması içinde hareket edebiliriz.

Özetle tedarikçiler ile ne kadar yakın ilişkiler kurulursa satınalma operasyonları o denli sorunsuz ve etkin yürütülebilir.

Son olarak, satınalma mesleğini düşünmekte olan arkadaşlara neler tavsiye edersiniz?

Satınalma mesleğinin vitrini geçmişe oranla ciddi bir renovasyon geçirdi. Artık eski yıllarda ki gibi elimize bir kâğıt alıp talepleri toplamak çok geride kaldı. Bunun yerini tamamen teknolojiye dayalı yazılım ve programlar aldı.

Bu mesleği icra etmek isteyen arkadaşlar teknoloji ile alakadar, yeniliğe ve gelişime açık, analitik düşünce yeteneği gelişmiş, sektörel ve mesleki tüm gelişmeleri takip eden, sistematik, fiyatları ve tedarikçileri yönetebilen, müzakereci, mükemmelliği hedefleyen ve etik özelliklere sahip kişiler olmalıdır. 

Kişilik özellikleri biraz önce saydığım yetileri destekleyen ve sürekli gelişim prensibini, kendine yatırım yapmayı ilke edinmiş arkadaşlarım için bu meslek üzerlerine biçilmiş bir kaftan olacaktır.  Yanı sıra bu mesleği üniversite yıllarında tercih etmeyi düşünen arkadaşlarım için ise bir staj programı ile mesleğin kendilerine uygun olup olmadığını ölçümlemelerini tavsiye ederim ve üzülerek vurgulamak isterim ki ülkemizde üniversitelerde bir satınalma kürsüsü yok ama kesinlikle olması gerektiğini düşünüyorum. 

Nasıl bir pazarlama, finans, muhasebe kürsüsü varsa bu branşta da bir kürsü mutlaka olmalı diyerek sözlerimi noktalamak istiyorum.

Unutmamalısınız ki ne kadar antrenmanlı olursanız, rekabette de bir adım önde olursunuz.