Merkez Yönetim Kurulu

Murat ARINCI

OSMED | Yönetim Kurulu Başkanı

Turizmde İnovasyon ve yenilikçi ruhumuzun harekete geçme zamanı…

OSMED olarak geleneksel hale getirdiğimiz “Satınalma Gastronomi ve Teknik Buluşmasını’’ bu yıl Belek Granada otelde gerçekleştirdik. Öncelikle akreditasyon sistemini  ilke edinmiş olan “OSMED” muhteşem bir projeyi hayata geçirerek büyük bir iş başarmıştır. Ülke turizminin inovasyon ve yeniliğin bölgelerimizde turizm  çeşitliliğinden geçeceğini her dilde söyledik ve söylemeye devam edeceğiz. Bunun yanı sıra kaçınılmaz olan “KALİTELİ MARKA “ olgusunun rekabet için vazgeçilmez olduğunu unutmamak gerekmektedir.

20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren dünya ekonomisinde en hızlı gelişen ve genişleyen sektörlerden biri haline gelen turizm sektörü bir ülkenin ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda kazanım elde etmesini sağlayan en önemli hizmet sektörlerinden birisi durumundadır. 

Türkiyenin ise dünyanın en çok turist çeken 6. ülkesi konumuna gelmiş olmasına rağmen  turizm potansiyelinin henüz yeterli ölçüde değerlendirilebildiğini söylemek mümkün değildir. Uluslararası turizm piyasasından daha büyük pay alma çabası içinde bulunan Türkiye’nin turizm faaliyetlerini çeşitlendirmesi ve turistik gelişme kutupları yaratması gerekmektedir. Bu nedenle turizmle uğraşan firmalar yeniliklere açık olmalı, teknolojiyi takip etmelidir. Bu noktada firmaların kullanabilecekleri en güçlü araç inovasyon olgusudur. İnovasyon; toplumsal, kültürel ve idari ortamda yeni yöntemlerin kullanılması anlamına gelmektedir. İnovasyon, gelişen ve hızla değişen dünyada işletmeler için rekabet üstünlüğü sağlayabilmenin en güçlü yoludur. 

Turizm girişimcisini inovasyona yönelten en önemli sebep turist profilinin değişmesi, istek ve ihtiyaçlarının artmasıdır. Bu durum firmaları yeni stratejiler geliştirmeye zorlamaktadır. 

Son yıllarda sektörde deneyimsel pazarlama yaklaşımları işletmelerin farklılık yaratarak, müşterilerine keyif veren deneyimler yaratmasına olanak sağlamaktadır. 

Deneyimsel pazarlamanın boyutlarından ilki duyusal deneyimdir. Koklama, tatma, işitme, dokunma ve görme gibi insanın sahip olduğu 5 duyunun mümkün olduğu kadar çoğuna seslenen markalar, hedef kitlelerine deneyimleyecekleri geniş bir alan yaratmaktadır. Duyusal markalama olarak tanımlanan bu yeni yaklaşımın etkisini görmüş olan birçok işletme markalarına özgü koku, dokunma ve görsel kimliklerin yanı sıra ürünlerini tanımlayan ses kimliklerini de özel olarak tasarlatmaktadır. 

     Turizm sektöründe ise durum biraz daha karmaşıktır. Çünkü turizmde birden çok sayıda sunulan hizmetin bütünü sonrasında geriye kalan deneyimler ve duydukları tatmin önemlidir. Bu nedenle, turizm sektörünü diğer hizmet sektörlerinden ayırmakta ve bütüncül bir yaklaşımı zorunlu kılmaktadır. 

Bu konuda öncü kuruluşlardan birisi olan Singapur Hava Yolları, ilk kez 1973 yılında “Singapur Kızı” karakteri ile geleneksel markalamanın bariyerlerini kırmaya karar vermiştir.

Bu kimlik geliştirme çalışmasıyla beraber Singapur Havayolları’nda çalışan hostesler makyajlarını bu karakter gibi yapmaya başlamışlar ayrıca Singapur Havayolları’nın marka renk skalası ile uyumlu olan iki temel renk ile oluşturulmuş tasarımları kullanmaya başlamışlardır. Singapur Havayolları’nın duyusal markalamada zirveye ulaşması ise 1990’lı yıllarda 5 duyu içerisinde en güçlü duyulardan birisi olan koku unsurunu kullanması ile oluşmuştur. Stefan Floridian Waters Singapur Havayolları için özel tasarlanmış bir kokudur ve uçuş görevlileri tarafından kullanılan ve uçaklar havalanmadan önce sıcak havlulara harmanlanan bir özel tasarımdır. Singapur Havayolları’nı tanımlayan ve bellekte hatırlanmasını sağlayan özel tasarım koku; keskin, egzotik bir Asyalı kimliğini ortaya koyarak markayı kişiselleştiren bir yapı da sağlamaktadır. Günümüzde Singapur Hava Yolları en güvenilir ve tercih edilen hava yolları arasında yer almaktadır. 5 duyunun kullanımına yönelik en ilginç uygulamalardan birisi ise Yeni Delhi’de bulunan Beş Duyunun Bahçesi’dir (Garden of Five Senses). 2003 yılında kurulan bahçe yaklaşık 8 ha’lık bir alana yayılmıştır. Farklı tasarım ve ürünlerle ziyaretçilerin duyularına hitap edilmesi hedeflenmiştir. Ayrıca son yıllarda yine çok sayıda parkta, ziyaretçilerin 5 duyuya yönelik özellikleri keşfetmelerine özel etkinlikler gerçekleştirilmektedir.

   Ülkemiz sahip olduğu doğal ve kültürel değerleri, coğrafi konumu, genç ve dinamik nüfus potansiyeli vb. nedenlerle son yıllarda önemli bir turistik cazibe merkezi haline gelmiştir.  Bununla birlikte sahip olduğu potansiyeli yeterince değerlendirebildiği söylenemez. Sahip olduğumuz yöresel değerler ise bu noktada bize önemli fırsatlar yaratmaktadır.  Özellikle yöresel değerlerin ziyaretçilerin  gastronomi ve beş duyusuna hitap edebilecek şekilde etkin sunumu ile duygusal anlamda etkili bir iletişim ve bağ kurulabilecek ve ülkemizin tercih edilirliği arttırılabilecektir.