Marka Tescili Sonrası Önemli Hususlar.!

Markanın sağladığı haklar, üçüncü kişilere karsı marka tescilinin yayın tarihi itibariyle hüküm ifade eder. Marka tescilinin yayını ile anlaşılması gereken, idari işlemlerin son bulması ve markanın belgeye bağlanmasına karar verilmesi sonrası tescil ilanı aşamasıdır.

Markalar başvuruldukları tarihten itibaren 10 yıl süreyle tescilli olarak korunurlar.10 yıl sonunda yenileme işlemi yapılarak iletme yaşadığı sürece markanın  ömrü  uzatılır.

Ancak isletme sahipleri markalarını 5 yıl içinde kullanmalıdırlar. Markalar tescil edildikten sonra her türlü hukuki veya cezai talepte bulunulabilir. Marka tescil edilmesi sonrası sahibine, tek başına kullanma hakkı veren ve bu yönüyle üzerinde ekonomik olarak yararlanma hakkı sağlayan bir belgedir.

Aynı şekilde, marka belgesi hak sahibine başkalarının aynı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzer markaların kullanılmasını önleme hakkı vermektedir.

Söz konusu önleme hakkı, ihtiyati tedbir istemli tecavüzün ortadan kaldırılmasına yönelik olarak ürünler ve ürünlerin üretilmesine yarayan kalıp ve parçalara el konulmayı kapsayacak şekilde ceza davası açılması hakkını da vermektedir. Marka sahibi, tescil sonrasında markasını kullanır ve ticari şartların el verdiği ölçüde yaygınlaştırır. Bunun için firma içinde ve dışından kaynaklarını kullanır.

Piyasada (kendi pazarında) yaptığı çalışmaların dışında markasının bir benzerinin ortaya çıkmasını, özellikle benzer markanın Türk Patent Enstitüsündeki tescil gayretlerini tespit edip gerekli müdahaleleri yapmak ve  tescili   engellemek   durumundadır.

Bu işlemleri Patentin Marka izleme hizmetinden yararlanıp itiraz işlemlerini adınıza yapabiliriz. İşletmeler ihracat yapıyorlarsa veya ileride markalarını yurt dışında kullanmak veya kullandırmak (lisans vermek) istiyorlarsa markalarını yurt dışında da koruma altına almalıdırlar.

Markalar elle tutulmayan  gayri maddi bir mülk olmasına rağmen devir edilebilir, lisansla kullandırılabilir (kiralanabilir), veraset ile varislere aktarılabilir, haciz olunabilir ve rehin edilebilirler.

• Marka Takip ve İtiraz İşlemleri

Marka ya da başvuru sahibi tescil aşmasından sonrada markasının aynı ya da benzerinin tescil başvurusunda bulunulması ve her nasılsa tescil edilmesi tehlikesi altında olabilir. Bu nedenle tescil başvurusu yapılmış bir marka başvurusunun , kendi markası ile ayniyet ya da benzerlik taşıdığına inanan marka sahibinin diğer marka başvurusuna  itiraz etmesi gerekmektedir. Aksi durumda kendi marka ile aynı ya da benzer başka bir markanın  tescil edilmesi riski bulunmaktadır.

Bu durum Türk Patent Enstitüsüne başvuruda bulunulan tüm markaların takibini gerektirmektedir. Firmamız markanızın tescil sonrası korunması amacıyla Marka Takip ve İtiraz işlemlerini yerine getirmektedir.Bu konu ile ilgili olarak detaylı bilgi için lütfen bizimle iletişim kurunuz.

• Unvan , Adres ya da Nev’i Değişiklikleri

Başvuru sahibi hakkında unvan , adres ya da nev’i değişikliklerinin ortaya çıkması halinde değişikliğin Türk Patent Enstitüsüne kaydı gerekmektedir.

Değişiklik işlemleri Değişiklik Talep Formunun tarafımıza e-posta  , ya da faks olarak  ulaştırması suretiyle firmamız aracılığı ile gerçekleştirilebilmektedir.

• Lisans ve Devir İşlemleri

Marka sahibi markasındaki mal ve hizmetlerden bazılarını ya da tamamının kullanma hakkını ( Lisans ) üçüncü şahıslara verebilir. Lisans verilebilmesi için lisans sözleşmesinin hazırlanması  , noterden onayı ve lisans işlemlerinin Türk Patent Enstitüsüne kaydı gerekmektedir.

Ayrıca marka sahipliğinin devir , kısmi devir , birleşme , miras yolu ile intikal ya da markanın cebri icra yoluyla satılması sebepleriyle değişmesi halinde mevcut devir işlemlerinin Türk Patent Enstitüsüne kaydı gerekmektedir.

Lisans ve Devir  işlemleri Lisans ve Devir Talep Formunun tarafımıza e-posta  , ya da faks olarak  ulaştırması suretiyle firmamız aracılığı ile gerçekleştirilebilmektedir.

• Rehin Teminat İşlemleri

Tescilli marka işletmeden bağımsız olarak rehin edilebilirve teminat olarak gösterilebilir. Bu halde bir rehin ve teminat sözleşmesinin hazırlanması ve Türk Patent Enstitüsüne kaydı gerekmektedir.

Rehin ve Teminat işlemleri Rehin ve Teminat Talep Formunun tarafımıza e-posta  , ya da faks olarak  ulaştırması suretiyle firmamız aracılığı ile gerçekleştirilebilmektedir.

 

Markanın kalitenin bir akıl olduğunu unutmayalım…

Başlık böyle olunca, markanın insan zihnini bir şekilde mutlaka etkilediğini kabul ettiğimiz de ortaya çıkmaktadır. Biz, markaların olumlu veya olumsuz bir şekilde insanları etkilediğine inanıyoruz, bu bazen az bazen çok etki bıraksa da etkileme gerçeğini değiştirmemektedir. Yeter ki insanlara bir şekilde ulaşsınlar. Markalar insanların kalbini, akciğerini veya başka bir organını değil, doğrudan zihnini etkilemektedir. Algılama yeteneğinin alanına girdiği anda markanın etkileme olayı da başlamaktadır. Etkileyen markadır ama etkilenen insanın zihnidir. Bu kadar basit bir gerçeği yinelememizin sebebi “insan zihnini açıklamalarımızın odak noktası yapmak istememizden kaynaklanmaktadır.

   Etkilenen insan zihni ise bundan sonra sorulması gereken “zihin nasıl etkilenir?” olmalıdır. Zihin kavramlarla çalışır. Kavramları ise algılarken ve kullanırken kelimelere başvurur. Kelimeler zihnin işini kolaylaştıran yardımcılardır. Durumu bir örnekle basitleştirelim.

Önünüze iki kağıt konduğunu varsayın.

Kağıdın birinde bir kelime, diğer kağıdın üzerinde de bir isimle ifade edemeyeceğimiz renkli bir şekil olsun. İki kağıda bakıp bir süre sonra hatırlamaya çalıştığınızda zihninizin kelimeyi hatırladığını, şekli hatırlamakta ise zorlandığını göreceksiniz. Zihnimiz, hatırlamak istediğinizde kendi sesiyle kelimeyi tekrarlar, adeta size fısıldar. Oysa aynı şeyi renkli şekil için yapamaz. Görülüyor ki zihin kelimelerle çalışır ve daha iyi hatırlar. Oysa belirli bir kelimeyle isimlendirilmemiş şekli tanımlamakta güçlük çektiği için size de anlatamaz. Kare, daire, dikdörtgen, üçgen gibi şekilleri kolayca hatırlamamızın nedeni bir kelimeyle ifade edilebilir olmalarından kaynaklanır. Bu anlattıklarımız marka konusunda süregelen logo mu, kelime mi ? tartışmasında ışık tutmaktadır. ”Logo mu kelime mi tercih edilmelidir?” tartışmasını başka bir yazı konusu olarak değerlendirmek üzere bir kenara bırakıyoruz.

   Açıklamalarımız bizi, zihnin kelimelerle çalıştığı sonucuna götürmektedir. Kelimelerde aslında kavramları anlatan onları olabildiğince kısaltan, anlaşılabilir, ifade edilebilir ve hatırlanabilir hale getiren işaretlerdir.

   Gündelik yaşamda da markalar kelimelerden ibarettir. Her ne kadar kelimelere renkli şekiller logolar eşlik etsede hatırlanan ve markaları ifade eden şeyler sadece kelimelerdir. Markalar zihnimize sadece kelimeler olarak yerleşmezler. Bize empoze edilmeye çalışılan mesajlarıyla beraber zihnimize yerleşirler. İşte bu mesajların bile zihinleri olumlu etkileyebilmesi ve dolayısıyla markanın ikna amacına ulaşabilmesi için bile yine kelimelere ihtiyaç vardır. Zihin verilmek istenen mesajı ne kadar kısaltabilir, ne kadar az kelimeye indirgeyebilirse marka o kadar başarılı olur.

   Sonuç olarak markanın ve mesajlarının bizi kelimeler aracılığıyla etkilediğini, zihinlere verdikleri mesajlarla birlikte kelimeler olarak yerleşebildikleri oranda ikna edici ve başarılı olmaktır ..