Haydar ÇETİN

Amelia Beach Resort Spa Hotel|Genel Müdür

OSMED|Yön. Kur. Bşk. Yrd.

01/10/2019

Turizm Günlüğü

Turizm, eğitim sektörünün kontrolsüz gücü. Turizmde eğitim seferberlik furyası, departmanlara göre tüm hızıyla ilerlemeye devam etmekte.
Bakanlığında sıkı takipçisi olduğu eğitimin, amacına ulaşması konusunda kararlılık tüm hızı ile devam ediyor. Şimdilerde mesleğin yazılı ve basılı görselliğini dosyalayıp flash diske koyan herkes piyasada eğitimci seferberliği yapmakta. Eğitimcilerin kağıt üzerinde yaptıkları ezberciliğin yanında, eğitici ve bilir kişileri kim nasıl denetliyor bilen var mı?
Değer yargılarının yaşam alanlarında toplumsal faktörleri de var. Şimdi Karadeniz şivesi ile Akdeniz şivesinin aynı olamayacağı bilinciyle hareket edersek eğer. Bölgesel bilgisi olmayan bir eğiticinin gittiği bölgede vereceği eğitimin anlaşılabilirliği ne olabilir? Peki turizmde her bölgeden gelen insanların bulunduğu ve çalışmakta olduğu bir ortamda eğitim nasıl olmalı? Eğitimden kasıt, insanların hangi konu üzerine yoğunlaşmış ise, anlaması ve uygulamada başarılı olması gerekmez mi?

Aferin eğitim aldınız ve eğitim şart deriz.

Biz hiç yönetici olarak eğitimcinin verdiği ders sonrası kimin ne anladığını anlatmak üzere kağıda yazıp vermesini isteyerek kontrol ettik mi? Etmedik. Neden edelim ki? Eğitimcinin işini biz nasıl o kadar profesyonel bilebiliriz ki? diye düşünerek bu işe bulaşmaz ve “Aferin eğitim aldınız ve eğitim şart.” deriz. Sertifikalar verip başarının ve başarmanın zevkini tattırırız eğitimcilere.
İçerikten çok eğitime katılım ve görev yapmanın başarısı bize mutluluk verir. Departmanı ile ilgili veya ilgisiz olarak ayrıştırılan konular olduğunu düşünmesinden kaynaklı olarak eğitim seminerlerine tüm yöneticilerin katılması söz konusu olamamakta. Çünkü departmanların konularını ilgilendirir esaslar doğrultusunda, eğitim verilmek zorunda. Mesele tam bu noktada zaten. Konunun uzmanı olduğu düşünülen kişinin eğitimde geçmişinin sorgulaması yapılmadığı gibi, ilgisiz bölüm alanlarında kişilerin farklı konuda verdiği eğitimler var. Konusunun uzmanı olan kişilerin de verdiği eğitim ezberciliğe dayandığı için uygulanılırlığı sorgulayacak denetim mekanizmasının olmayışı da sorun.
Neticede bu eğitim boşluğundan yararlanıp, ranta çevrilmemesi mümkün değil. İşte tam bu noktada bahse konu işin rantın devreye alınarak, kontrolsüz gücün nimetlerinden yararlanılmaya başlanıyor.

Turizmin fedakarlığı külfetli, hizmeti zahmetli fakat yorgunluğu hafif bir meslek olduğu bilinciyle…

Eğitim almak demek, anlamamak mı, yoksa anlatanın rant kazancı mı demek acaba diye düşünmeden edemiyor insan. Turizmde eğitim için neden mi bunları söylüyor veya eleştiriyoruz? Çünkü diksiyon desen yok, anlatımdaki ahestelik desen yok, konuyu işlerken hissiyattan uzak, anlatım heyecanı yok. Personeller toplu halde eğitim programı dinlerken kah uyuyan, kah telefonda sosyal medya ile oynayan, kah horlayanları dürtüklemek çok. Eğitimcinin sadece iş olarak gördüğü anlatımı, işçilik olarak görse ve anlatmaya çalışsa, zaten sorun da yok olur…
İş yapan eğitimcilerle devam değil, işçilik yaparak anlatan eğitimcilerin dünyasına merhaba deyip de elveda diyememek var! Fakat o zaman da eğitimci bulmakta zorlanacağımıza eminim.
Turizmin fedakarlığı külfetli, hizmeti zahmetli fakat yorgunluğu hafif bir meslek olduğu bilinciyle, 12 aya çıkmasını istediğimiz sezonun, devlet desteğini almış ve destinasyonu belirlenmiş bölgelerle çözüme kavuşmasını temenni ederim.